Festus Okey davasına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Polis memuru Cengiz Yıldız’ın Festus Okey’i ‘taksirle’ değil ‘kasten’ öldürmüş olabileceğini düşünerek karara şerh düşen muhalif üyenin gerekçelerini yorumlayan avukat Ocak, polisin komplo peşinde olduğunu düşünüyor.
İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan 16. Duruşmada Festus Okey’in Beyoğlu Polis Karakolu’nda öldürülmesine ilişkin davadan, katil zanlısı polis memuru Cengiz Yıldız’a taksirle adam öldürme suçundan 4 yıl 2 ay ceza çıkmıştı. Karara ve muhalif üyenin şerhine ilişkin gerekçeli karar yazıldı.
Dava kararına ilişkin gerekçeli kararda temel iddianın “Festus Okey’in sanık polis memuru Cengiz Yıldız’ın silahını arkadan almaya çalışması ve daha sonra silahın Festus’a dönük olacak şekilde çekiştirilmesi sonrası ateş almasıyla vurulma olayının gerçekleştiği” şeklinde olduğu belirtildi.
Muhalif üye, düştüğü şerhte, Kriminal Polis Laboratuar Dairesi Başkanlığı’nın ilgili raporunu da hatırlatarak, Festus Okey’in el swaplarında barut izine rastlanmadığını hatırlatarak, mevcut bilgilerin doğrulanamadığını ifade etti.
“Uyuşturucu madde polis tarafından bırakıldı”
Aile avukatı Alp Tekin Ocak’ın verdiği bilgilere göre, 2007’de İstanbul Emniyeti tarafından kamuoyuna duyurulan “Festus Okey’in birden çok kimlik taşıyan uyuşturucu kaçakçısı bir kişi” olduğuna ilişkin açıklamanın kurulan komplo üzerine duyurulduğu öğrenildi.
Avukatın açıklamasında, Okey’in Tarlabaşı’ndaki evine yapılan baskında birden çok kimlik ve uyuşturucu madde bulunurken, Okey’in arkadaşı olduğu varsayılan Mona Musa isimli kişinin emniyet ve savcılıkta verdiği ifadelerin çelişmesinin; yapılan ‘uyuşturucu’ operasyonuna Okey’i gözaltına alan polis memuru Kamotay Kayhan Akçın’ın da katılmasının polisin Okey hakkında kamuoyunda yanlış bir izlenim bırakmaya dönük çalışmaları olduğu ifade edildi.
“Polis tanıklıklarına itibar edilemez”
Muhalif üyenin şerh düştüğü diğer noktalar ise şöyle;
* Ortada bir silah ve çekiştirme olduğu söylenmekteyse de diğer polis ifadelerinin hiç birinde herhangi bir sesin duyulmadı belirtilmektedir.
* Festus’un el swap örneğinde barut izine rastlanmamış olması savunmayı mevcut bulgular karşısında doğrulanamamaktadır.
* Sanığın maktulun silahına sarıldığı ve çekiştirme sonucu silahın ateş aldığı yönündeki savunma tanık anlatımları dışında diğer delillerle desteklenmemektedir. Tanıkların da sanık polis ile ayni yerde görev yaptıkları düşünüldüğünde, meslektaşları olmaları hususu da eklenince tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği acıktır.
* Maktül sokaktayken sivil görevliler tarafından çağrılması üzerine yanlarına geldiği, herhangi bir taşkınlık yapmadığı, emniyet ek binasının kamera görüntülerine göre de yanında tek bir görevli olduğu halde herhangi bir taşkınlık yapmadan yürüdüğü, bu esnada avlunun açıldığı sokak başında resmi üniformalı 2-3 polis görevlisinin olması, yine ek bina girişinde resmi üniformalı ve silahlı polis memurunun olması, 5 kat çıktıktan sonra geldiği asayiş büro amirliğinde de silahlı polislerin olması karşısında anlaşılmaz bir şekilde kendini kaybederek polis memuru sanığın silahına sarıldığı iddiasının kabulü mümkün değildir.
* Diğer taraftan üzerine silah doğrultulmuş ve silahın namlusu da kendisine yönelmiş kişinin olayın başında, velev ki bu silahı almaya kalkıştığı kabul edilse bile silahın namlusu kendisine doğru kabzesi ve tetiği sanıkta olduğu bir aşamada artık eylemine son vermesi ve teslim olması beklenir. Kabze ve tetik kısmı başkasının elinde olan silahı aklı başında olan hiç kimse çekiştirmeye devam etmez. Bu davranışın silahı tutan elin isteyerek veya istemeyerek tetiğe dokunması halinde kendisinin yaralanacağını ya da öleceğini bilir.
Avukat Ocak’a göre şerh yazısında, sonuç olarak başka bir uyuşturucu operasyonu sırasında bulunduğu iddia edilen Festus Okey’e ait kimliklerin kolluk güçleri tarafından bir komplo sonucu eve yerleştirildiğine dair kuşkuları destekler nitelikte olduğu belirtilmiştir.
Muhalif üye, belirtilen nedenlerle, Festus’u vuran polis memurunun 12 yıllık eğitim almış olması ve kişinin hayati noktalarına doğrultulmuş silahın ölüm sonucunu doğurabileceğini bilebilecek durumda olması nedeniyle, umursamaz davranış sergileyen Cengiz Yıldız’ın olası kastla adam öldürme suçundan cezalandırılmasını istedi.





